© 2015 by Ulaş Kurugüllü. Proudly created with Wix.com

Amatörler ve merak edenler için değişik setuplarımı yazdığım sayfaya hoşgeldiniz...

Enstruman parkımda (bu tabiri çok sevdim) toplam 6 adet kemanım var.

Yıllarca edindiğim tecrübe ve birikimle peyderpey edindiğim bu kemanların dönem dönem bakımını ve temizliğini yapmak için vakit ayırıyorum.

Sırasıyla

Çek Akustik 4 telli keman: Operada ve diğer klasik projelerde kullandığım Çek, el yapımı bu kemanım, konservatuvar yıllarımdan beri benimle beraber. İlk edindiğimde çok muhteşem pes bir soundu vardı, zamanla yıpranan ve tamir gördüğü için o kadar muhteşem olmasa da, yine de güzel, tok, pes, karakterli bir soundu hala mevcut...

İtalyan Akustik 5 telli keman: Siena, İtalya'ya orkestra şefliği kursuna gittiğimde, kurs sonunda Roma'ya turistik olarak gidip, arkadaşımın satın aldığı dükkanı bulup, bu kemanı sorduğumda bana, "keşke önceden haber verseydiniz, 3 güne yetiştiremeyiz nakliyesini" demişlerdi. ben de mecbur 5 telli keman rüyasında gören müzisyen olarak Yamaha 5 tellisini alıp çıkmıştım dükkandan.. Sonra ne oldu? bunu bana gösteren arkadaşım satmaya karar verdi, güzel taksit imkanı sununca kaçırmadım :) hala bende.. daha çok evde çalışmalarımda, stüdyo kayıtlarında kullanıyorum. Bazen performans ve stüdyo kayıtlarında keman-viyola ihtiyacı doğdunda da bu kemanımdan yardım alıyorum. Köprü üzeri teller pek yakın olduğu için birbilerine biraz sıkıntı olsa da, eğer performans öncesi bir miktar alıştırma yapıp öyle giriyorsam kayda, sıkıntı çıkmıyor.. Soundu elbette viyola kadar olmasa da, o do teli bir şekilde tınlıyor.. Kemancıların alışık olmadığı bir mevzu.. ama keyifli :)

İtalyan Elektro/Akustik keman: sahne hayaliyle edindiğim bir keman bu. elden çıkarmaya kıyamıyorum çünkü İtalya'da 5 telli elektrik keman alırken yanında promosyon edasıyla çok az bir fark vererek almıştım. Tamam çok iyi bir keman değil, içindeki manyetikleri de başarılı değil ama yavaş yavaş düzelecek abisi.. birlikte çalışığım luthiem Turgay elden geçirip daha da güzelleştirdi. bir jakla akustik keman rahatlığında feedbacksiz ortamda çalmanın keyfi için hala parkta yeri baki... 

Yamaha 5 telli elektrik keman: İtalya'da edindiğim, bazı sahne programlarında keyifle çaldığım 5 telli canavarım :) tamam rengi eflatun olabilir. ama eflatun da güzel renk napiym.. aldığım yerde siyahı yoktu sonuçta... köprü üzeri tel aralıkları akustik 5 telli kemandan daha geniş. ayrıca tuşesi de kalın. bu bakımdan çok ergonomik değil ama sahnede, özellikle improvize kullanırken çok geniş bir band sunmakta... hayal gücünün sınırları da yok hem... dijital işlediği için sesi, her tür pedala, prosessore bağlayınca alınan sound kayıpsız. canım benim... muck.

Yamaha 4 telli elektrik keman(SV120): 2000 yılının başlarında bir CRR turnesi için gittiğim Almanya, Köln'deki Music Store'dan 1000 Mark (bildiğin Mark, Deutche Mark, gençler bilmez) aldığım kemanım. yıllar boyu bütün elektrik projelerde bunu kullandım. herşeyi denedim. rock da çaldım, pop da çaldım, klasik de çaldım hatta inanmazsınız; skoch bile çaldım sahnede, bir çok ayrı proje ile... şuan kuyruk kısmında tespit ettiğim kılcak bir çatlaktan olduğunu düşündüğüm psikolojik sorunlarından ötürü sağlıklı çalışmasa da, canım ciğerim hala... en kısa sürede tamir edilip aktif olarak kullanmaya devam edeceğimden emin bir biçimde bir köşede beni bekler... sadıktır da... :)

zamanla gelen edit:

sevgili elektrik kemanım, DTL Müzik'in emin ellerine teslim edildi, kuyruk parçası ve jak girişi orjinal yenisi ile değiştirildi. Bana da yepyeni bir keman olarak geri döndü.. Aşkımız devam ediyor...

38" Viyola

Semtimizin güzide esnafında boynu bükük şekilde duran uzaktan bakıldığında el yapımı kemana benzeyen bu arkadaş, luthiemin (Turgay Trabzon, buradan kendisine teşekkür ediyorum) özenli çalışmaları sayesinde güzel bir viyolaya dönüştü. Kemana benzemesinin tek nedeni normalden minyon olması. 38 santimlik boyuyla inanılmaz bir sounduyla ortalığı kasıp kavurmakta... Şimdilik özel korunaklı gizli kasamda diğer enstruman parkımdaki arkadaşlarla duruyor. Ara sıra eve getirip veya stüdyoya götürüp kendisi ile vakit geçirebiliyorum. Söz valla bak daha çok aricam seni.. canım..

Fransız akustik 4 telli 3/4 kemanım: ilkokul yıllarımda edindiğim, 2/4 yarım kemanımdan sonra bana gelen 2. kemanım. ilkini saklayamadığım için buna gözüm gibi bakıyorum. el yapımı, de Lali kopyası bir keman. sesi muhteşem, kendisi muhteşem.. Öğrenciliğimde "abi akordumu yapsana" ricalarıyla büyüklere verdiğim ama almakta zorlandığım kemanımdı...  daha nolsun... çocuğum olursa bir gün, kemana bununla başlaması olası... 

Çin Erhu: Çin turnesinde edindiğim Erhu. öğrenme amaçlı alınmış olduğundan çok pahalı bir şey değil. şimdilik evde çalışıyorum. yakında stüdyo kayıtlarının bir numaralı Erhucusu olabilirim :)

Vorson Elektrik Mandolin: Birdiğin Fender elektrik gitar şeklinde olan bu elektrik mandolin, prosesorler aracılığıyla elektro gitar gibi davranabiliyor. kemanla mandolinin sol eli aynı olduğuna göre, Malmsteen olmamam için bir sebep yok?!..  Dünyaca ünlü rock mandolincisi olmak gibi bir hayalim varmış meğer :)))))

albüm, jingle, film vs türlü stüdyo kayıtlarında Çek yapımı emektar 4 telli klasik keman ve İtalya atölye yapımı 5 telli akustik kemanı kullanıyorum.

Yalın halde, tonmeisterin seçeceği mikrofonla kaydediyoruz.

Sahne projelerinde, projeye göre değişiklik gösterse de, bazılarında;

Akustik 4 ve/veya 5 telli keman+AKGc411+Alesis IO Dock+Ipad

Bu setupta, akustik/klasik kemanın tınısını, az kayıpla dijitalleştiren AKG ile Ipad'e aktararak, Ipad üzerinden türlü yazılımlarla sorunsuz kullanıyorum.

Elektrik 4 ve/veya 5 telli Yamaha keman+AlesisIO Dock+Ipad

Ipad'i, zaten dijital olan elektrik kemanla, daha geniş efekt skalasıyla kullanmak beni mutlandırıyor. Setupıma yeni eklediğim Alesis yerine eskiden IK Multimedia IRig kullanıyordum, başlangıçta iyi olmasına rağmen, Alesis'in tek başına varlığı, bir çok parametreye kolay erişebilir olması beni sahnede rahatlatıyor.

 

Elektrik 4 ve/veya 5 telli Yamaha keman+Digitech Stomp (chorus/delay/reverb)+Boss Octaver+Boss RC30 Loop Station+Boss EQ

Bir çok sahne adamının hala vazgeçemediği bu analog pedallar, kablo kirliliği ve pil düşmanlığı yapsalar da, halen efektli kullanım durumunda daha homojen bir ses sunuyor...

 

Bunların yanında bazen sahnede mixerle setupımı taçlandırıyor, tüm kontrollerimi ele geçiriyorum (tonmeisterler uyuz oluyor!)

 

ORKESTRASYON

 

Orkestrasyon çalışmasında kullandığım setup, 2 tane. Biri masaüstü diğeri ise mobil. Kullandığım yazılım ise Finale. Sibelius'culardan değilim, bunu çözmek ve ustalaşmak her nedense daha pratik geldi. Belki günün birinse sibelius'a geçerim, bilmiyorum..

 

Kapsamlı ve uzun çalışmalarda elbette masaüstü bilgisayarı kullanıyorum, 22inç çift monitör, senfonik orkestrasyon çalışırken bu monitörler 90 derece eğdirilip, full partisyonu daha az zoom out yaparak mümkün olduğunca daha çok partiyi net görerek ve gözlere daha az yorarak çalışıyorum.

 

Mobil sistemde ise MacBook Pro, Korg microkey ve AKG kulaklık cafede, plajda çalışmak durumunda kaldığımda işimi görüyor.(henüz plajda denemedim :)

 

BESTE/ARANJE

Beste ve Aranjeyi çalışılacak esere göre seçiyorum. Bazen Finale'de bazen Cubase'de çalışıyorum.. masaüstü PC kullanıyorum. Şu sıralarda mobil makinaya da yazılım ve vstleri kurmaya, aktif çalışmaya başlama arefesindeyim... Midi klavye olarak MAudio keystation 61 kullanıyorum. Sonradan eklediğim Roli Rise Keyboard ile düzeyli bir ilişkimiz var. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim...