HAYATIMIZDA CIRT-CIRTIN YERİ VE ÖNEMİ


İnsanlığın gelişiminde belli bir evreden sonra, yani öğrenen, keşfeden insan, yemeğini pişmiş, avını şiş(miş) biçimde yediğini, bu sayesede ocakbaşı ve ocakbaşıcılığın geliştiğini görüyoruz... Tabi bu homoseksüel ve homoseksüelliğin icadından hemen sonradır...
İnsan, yaşamı boyunca hep daha kolaya gitmiştir. İlk icat edilen tekerlekleri taşımak, sürmek zorken daha sonra buna bir aks ve dingil icad edip yerleştirmiş, daha hızlı ulaşma sevdasına koyulmuştu.. O dönemde yerleşim birimlerinin yüzölçümce dar alana sahip olması, ilk arabanın icadını da geciktirmiştir. Geniş bir alana sahip olsalardı, eminim; ilk otobüs, ilk tramvay, ilk metro ve hatta hatta evet, ilk metrobus bile icat edilebilebilirdi...
kim bilir?
Velev ki insan evladi, her dönem bulup buluşturmacı, takıp takıştırmacı olmuştur ve olmaya devam edecektir. Her seferinde bir yeni icadın (ki icat olabilmesi icin zaten yeni olması gerekmekte değilmidir?) icat edilebilmesi için, icat edecek kişinin icat edeceği şeyden önce o icatın hizmet edeceği olayı yapmak istemeyişi, tembelliği ve bu durumun onu yaratıcı kılmasi gerekliliği de su götürmez bir gerçektir... Misal örneği vermek gerekirse (ki bu Pekin Ördeğinden daha lezzetli bir organizmadır), merdiven çıkmaktan büyük haz alan ruh hastası bir mucitin asla asansör icat etmeyeceğini cok basit bir mantık hesaplaması ile buluruz. Ayrıca, yine aynı mucidin asansör fobisi de olsaydı eminim "bu benim icin darlandırıcı, ama insanlık icin büyük keşif" demeyeceğini de adımız gibi biliriz. Mesela Graham Bell'in hiç telefon sapığı yoktu, olsaydi telefonu icat etmezdi...Bu minvalde AKPyi tanıyan bir Edison'da düşünememekteyiz...
Bir diğer adı "ip burkma ve böğümleme sevenler derneği" olan "İp ve İpçik burkma kurumu" üyesi olan bir mucitin, cırt-cırt bulmadığı da hönkürenemez bir gerçektir.
Neticesinde ipler hayatımızı kolaylaştırırlar, hatta bir ata sözüde vardır bu hayat kolaylaştırma idealizmi içerisinde benzeşen; "ipin ucu kaçtı" derler. Yani, ipin ucunu tutmak kolaydır, be kaçtığında zorlaşır anlamında... bir diğer özlü sözümüz ise "...çorap söküğü gibi geliyor" bu lafı söyleyen atalarımızın ayaklarının ve çoraplarının kokmadığı nasıl kesin olarak emin olunabilen bir olguysa, buradaki sökük olan şeyin çorap yapımında kullanılmış ama bir şekilde hezeyana, psikolojik yıpranmaya uğradıktan sonra sökülmüş olduğu, ve aslolanın, sökülenin, kaçanın ipin ucu olduğu da tarafımdan farkedilmiştir...
Ne zaman düşünülesi ipler ve çorapları üzerinde kafa patlatsam hep "küller ve kulaklar" isim şarkıyı mırıldanır dururum. Böyle biriyim işte...
-diil mi cevat abi?
-evat !.

kabataş-kadiköy vapuru
14.1.2009 18:04

yazılar sayfası

 

 

copyright © 2008-2009 Ulaş Kurugüllü

site dahilindeki her tür materyali site dışına çıkartmak, kopyalamak, sözlük, forum, e-mail, başka mecralarda izinsiz ve/veya kaynak göstermeden kullanmak yasak olup

Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerince dava açılabilme hakkını doğurmaktadır...